Emin Cankurtaran

1 Temmuz 1930 yılında İstanbul'da doğan Emin Cankurtaran, Fenerbahçe Spor Kulübü'nde Güven Sazak döneminde yönetim kurulu üyeliği ve 1974-1976 dönemlerinde ise Fenerbahçe Başkanlığı yaptı. Başkanlığı döneminde 1973-74 Sezonunda Didi yönetimindeki Fenerbahçe ligde şampiyon olmuştur.

Emin Cankurtaran'ın yaşam öyküsü

1 Temmuz 1930 yılında İstanbul'da doğan Emin Cankurtaran, Fenerbahçe Spor Kulübü'nde Güven Sazak döneminde yönetim kurulu üyeliği ve 1974-1976 dönemlerinde ise Fenerbahçe Başkanlığı yaptı. Başkanlığı döneminde 1973-74 Sezonunda Didi yönetimindeki Fenerbahçe ligde şampiyon olmuştur.

Emin Cankurtaran, Cankurtaran Holding'in de sahibiydi.

20 Şubat 2009 tarihinde hayatını kaybetti.

Emin Cankurtaran, Ali Koç'un başkanlığını 40 yıl önce verdiği bir röportajda şu şekilde açıklamıştı:

 "Şimdi konuştuğum Rahmi Koç’un oğlu… İki oğlu var, ikisi de hasta Fenerbahçeli… Aynen benim çocukluğumda olduğu gibi… Biraz sonra küçüğü gelecek, kendisine söz vermiştim, şu topu vereceğim… Fenerbahçe gelecek günlerde başkan sıkıntısı çekmez!..”

Cankurtaran'ın öngörüsü, 40 yıl sonra gerçekleşti ve Ali Koç dün yapılan tarihi kongrede büyük oy farkıyla sarı-lacivertli kulübün başkanı seçildi.

Ali Koç, o fotoğrafın hikayesini, bir röportajında şu sözlerle açıkladı:

"Ben burada bir itirafta bulunmak istiyorum. Büyük kulüpteyiz, konuşma yapıyoruz, ihtiyaç molası yapmam gerekti, koşarak gittim. Bin kişi var. Tam dönerken yaşlı bir hanımefendi, sanırım Okşan hanımdı galiba, yolumu kesti. Bana bir zarf verdi, bir an evvel sahneye dönmek istiyordum. Okumamı istedi, açtım, yazılar o kadar küçüktü ki, 'Okuyamıyorum' dedim. Tekrar zarfın içine koydum. Tam sahneye çıkacakken, 'Seninle ilgili kısmı oku' dedi. 

Sahnede çıkardım ve hayatımda ilk defa o kısmı okudum. "Bu resmi çok iyi hatırlıyorum ancak röportajı bilmiyorum. Emin beyin, Fenerbahçeliliğim üzerinde emeği büyüktür. Okudum, hanımefendi bunu bunca yıl nasıl saklamış, neden bana o gün verdi... 'Önceden aday olacağına inanmadım, tam emin olunca vermek istedim' dedi. Ertesi gün işe geldim, arşivleme sistemim zayıftır. Kat görevlisi resmi çıkardı verdi. İki tane top var. Utandığım bir itiraf bu. O toplardan bir tanesi, Santos'un Türkiye'ye gelip maç yaptıktan sonra imzalayıp bıraktığı top... O topu da Emin bey bana hediye etmişti. Ben o topa gözüm gibi bakarken abim Mustafa o topu alıp mahallede maça gitti. Sonra o top yok oldu! Hala utancını taşıyorum. O topun bugün başka yerde olması gerekirdi. Pele'nin bile imzası vardı. Çok kötü bir tecrübe. Yıllardır bunu soracaklar ne cevap vereceğim diye korkardım. Emin bey de hayatta değil, abim de hayatta değil. Bunu söyleme ihtiyacı duydum ve üzerimden attım. Öbür top da sanırım Bayern Münih'in imzaladığı bir toptu."

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Kısa Yollar